AKMERKEZ

GENEL BİLGİ
1993 yılında faaliyete geçen, 180.000 m2′lik bir alana kurulmuş komplekste, dört kattan oluşan, üçgen bir alana yayılmış plazanın 3 atriumu ana dolaşım yolları ile birbirine bağlanmış olup 41 yürüyen merdiven, 2 panoromik asansör,yayalara ve servise açık 30 asansörü ile dikey alışveriş merkezi daha çok ziyaretçiye süratli dolaşım olanağı sağlıyor.
Akmerkez Alışveriş Merkezi’nde yıl boyu çalışan iklimlendirme cihazları, yangın ihbar ve söndürme sistemleri,modern güvenlik sistemleri,devamlı müzik yayını, kusursuz bina otamasyonu ile ziyaretçilerin güvenli, konforlu ve temiz bir ortamda vakit geçirmeleri hedefleniyor. Komplekste alışveriş merkezinin yanı sıra,14 ve 17 katlı ofis katlarıyla 24 katlı residence binasından oluşuyor.
Ayda 1-1.5 milyon insan tarafından ziyaret edilen her gün 10:00-22:00 arası hizmet veren Akmerkez’de temizlik, güvenlik ve genel bakım konularında; 120 kişilik temizlik, 146 kişilik güvenlikle birlikte, 115 kişiden oluşan teknik ve yönetim kadrosu görev yapıyor.
Ziyaretçilerin alışveriş dışındaki tüm gereksinimlerini de karşılamayı hedefleyen Akmerkez, düzenlediği sosyal ve kültürel etkinliklerle yeni bir yaşam biçiminin, yeni bir anlayışın öncüsü olmayı amaçlıyor.
KONUTLAR
Toplam 20 oda 34 yatak kapasitesinde olup, Akmerkez Residence İtalyan mobilyalarıyla dizayn edilmiş ve 96 m2 ile 238 m2 arasında değişen dairelerde; internet bağlantısı, derin dondurucudan fırına, çamaşır makinesinden fön makinesine, elektronik kasadan 27 kanallı uydu yayınlı televizyona kadar her türlü beyaz eşya ve konfor bulunuyor.
OTEL
Akmerkez Residence’de; merkezi havalandırma sistemi 24 saat güvenlik ve bakım hizmeti, yangın sistemleri, bussines merkez, kat ve çamaşır hizmetleri, kurutemizleme, supermarket (daireye sipariş), günlük gazete servisi, özel güvenlik sistemli asansörler, evcil hayvan kabulü, sağlık hizmeti, çocuk bakımı, jenaratör, her daireye ait otopark ve resepsiyon hizmet olanakları bulunuyor.
EĞLENCE
1 Açık havuz ve çocuk bölümü, sauna, masaj, fitness merkezi, sağlık merkezi, kuaför, güzellik salonu, solarium, jimnastik salonu, bahçe, çocuklar için oyun alanı, mini club, sinema olanaklarından Akmerkez Residence’de faydalanılabilir.

RÖPORTAJ
KÜNYELER
Adı Soyadı : Renan Tavukçuoğlu
Çalıştığı Kurum : Fikri Mühim
Ünvanı : Proje Koordinatörü
Doğum Tarihi : 1973
Kişisel Blogu : fikrimuhim.blogspot.com.
Facebook Üyeliği : Var
Adı Soyadı : Duygu Acar 
Çalıştığı Kurum : Fikri Mühim
Ünvanı : Müşteri İlişkileri
Doğum Tarihi : 1983
Kişisel Blogu : fikrimuhim.blogspot.com.
Facebook Üyeliği : Var
Adı Soyadı : Aslı Gökdere
Çalıştığı Kurum : Fikri Mühim
Ünvanı : İş Geliştirme ve Müşteri Yönetimi
Doğum Tarihi : 1982
Kişisel Blogu : fikrimuhim.blogspot.com.
Facebook Üyeliği : Var
Adı Soyadı : Cem Köklükaya
Çalıştığı Kurum : Fikri Mühim
Ünvanı : Üye İlişkileri – Yönetimi
Doğum Tarihi : 1983
Kişisel Blogu : fikrimuhim.blogspot.com.
Facebook Üyeliği : Var
Merhaba hoş geldiniz
Hoş bulduk
Buradan önce Vakko mağazasından geliyoruz İş Kulelerden. Vakko Mağaza Müdürü Murat Carin size bu hediyeyi gönderdi. Grup adına size veriyorum. Tatlı bir sohbet olsun diye yolladı.
Çok teşekkür ederiz kendisine
Aynı zamanda bir soru taşıyoruz. Yalnız Murat soru yerine size “arada uğrasınlar” dedi. Sizi bekliyor mağazasına
Teşekkürler
Renan Hanım, sizden başlayalım. Bize kendinizden bahseder misiniz? Fikri Mühim’de çalışıyorsunuz. Buradaki göreviniz nedir?
Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Daha sonra Amerika’ya gidip MBA eğitimi aldım. Daha sonra Amerika’da çalıştım. 8 sene Amerika’da yaşadıktan sonra ve oğlum olduktan sonra Türkiye’ye kesin dönüş yaptık ve daha sonra da Fikri Mühim başladı aslında. Şu anda da Fikri Mühim ile Türkiye’de ilk defa WOMM projeleri hayata geçiriyoruz.
Amerika’da da plazada mı çalışıyordunuz?
Renan : Hayır. En büyük korkularımdan biri hücrelerde çalışmaktı. Öyle bir şey hiçbir zaman olmadı.
Duygu: Ben Amerika’da üniversite okuduktan sonra bir on ay kadar Amerika’da çalıştım. Daha sonra Türkiye’ye geri dönmeye karar verdim. Ben de plazada çalışmıyordum bayağı havadar bir yerde çalışıyordum. Daha sonra Fikri Mühim başladı. Şu anda Fikri Mühim’de devam ediyorum.
Cem: Ben Amerika’ya hiç gitmedim. İlk defa plazada çalışıyorum. Çalışma hayatına burada başladım. Elektrik elektronik mühendisiği okudum Boğaziçi’nde. Şimdi sinema televizyon masterı yapıyorum burada çalışmanın yanında. Ayrıca müzikle ilgileniyorum. Bir müzik grubunun vokalistiyim. Dünya müziği yapıyoruz.
Aslı: Bilgi Üniversitesi Uluslar Arası İlişkiler mezunuyum. Devamında ilk işim olarak Kariyer Net’te başladım çalışmaya. Orada yaklaşık iki sene devamlı çalıştım. Kişisel girişim bir e-ticaret şirketi kurdum, evimizinherseyi.com. Onun devamında Hürriyet’te çalıştım bir süre ve orada danışmanlık çalışmalarım oldu. Devamında buradayım, çok kısa bir süredir. Bu hafta ilk haftam. Önceden bir fikrimühimdim. Onları çok yakından takip ediyordum. Şimdi de buradayım.
Hayırlı olsun. Fikri Mühim ne kadar zamandır var? Ne kadar zamandır buradasınız Fikri Mühim olarak? Akmerkez’de mi başladı?
Renan: Fikri Mühim Akmerkez’de doğdu. Fikri daha önce doğmuştu. İki senedir Akmerkez’de çalışıyoruz. Daha öncesinde Etiler’de başka bir binadaydık. Daha havadar bir binada çalışıyorduk. Fakat buraya gelmekten dolayı memnunuz. 10 Şubat 2007’de Fikri Mühim Akmerkez’de doğdu.
Ondan önce ne kadar bir süre Etiler’de çalıştınız?
Bir birbuçuk sene Etiler’de çalıştım. Üç dört katlı bir ev gibiydi, balkonu vardı, bahçesi vardı. Gayet havadardı. Gayet güzeldi ama Akmerkez’den de kesinlikle şikayetçi değiliz.
Neden Akmerkez tercih sebebi oldu?
Diğer plazalarda çalışmadığım için tercih diyemeceğim ama Akmerkez’de çalışmanın rahatlığını ben seviyorum.
Ya da neden plazada çalışma fikri doğdu?
Büyük bir ofisiz aslında, burada başka iki kuruluşla beraber çalışıyoruz. Beraber olabilmek ve daha düz ayak bir ofis olması, merkezi bir yer olması açısından burası tercih edildi.
Akmerkez’ in popüler bir plaza olmasının da etkisi var mı? Müşterilerinizle ofisinizde görüşme yapıyor musunuz? Yapıyorsanız ofisinizden etkileniyorlar mı?
Kesinlikle etkisi var.
Burada ki çalışma şartlarınız nasıl? Burası sizin gözünüzde bir yaşam alanı olarak nasıl?
Aslı: Aslında ben çalıştım. Benim çalıştığım iki işyeri de plazalardaydı. Bir tanesi Hürriyet Medya Tower, Güneşli’de. Kariyer.net de Display Plazada’ydı Kozyatağı’nda. Burası bir defa 360 derece manzarası olduğu için ve çok ışık aldığı için, çok boğucu değil. Onun dışında tabi ki çalışma ortamının da büyük etkisi vardır huzurlu bir yer olmasında ama ulaşım olarak da rahat, en azından Güneşli’ye göre. Onun dışında Hürriyet Medya Tower’da tam anlamıyla bir şirket olarak yer alıyorduk. Burada bir katta ve içi içe daha sıkı ilişkiler oluşuyor. Orada çok insanla iç içesiniz ama asla tanımazsınız. Ama burası daha sıcak.
Duygu: Akmerkez’in ayrı bir özelliği de çalışmak için her türlü ihtiyacınızı -banka gibi- karşılayabiliyorsunuz. Market ihtiyacınızı görüyorsunuz veya gömleğinize kahve döküldü hemen halledebiliyorsunuz alt katlarda. Benim başıma gelmişti mesela. İşinizden izin alma gereği duymuyorsunuz.

Sizler buraya gelince şok yaşadınız mı, yoksa çok rahatız ne güzel oldu plazada çalışmak mı diye düşündünüz?
Cem: Şok yaşamadım ben. Aslında beklediğimden çok farklı değildi. Çalışmayan birinin kafasında ne idealse ona yakın bir şey. Şunda zorlanmıştım, açılacak bir pencere bulamamak ilk başta çok zor gelmişti. Kişisel olarak nefes alma ihtiyacı duymuştum, açılacak bir pencere aradım, uzun bir süre sonra olmadığını öğrendim. Hiç bir pencere açılmıyormuş meğerse plazalarda. Onun için aşağı inmek gerekiyormuş.
Duygu: Bir önceki işimde çok dolaştığım, sürekli dışarıda olduğum bir işim vardı. Burada çok fazla oturmaya başladım. Sürekli dolaşılan bir ortamdan oturulan bir ortama geçiyorsunuz, dışarıda değiliz sonuçta. Bir hava alma ihtiyacı, cam açma ihtiyacı bende de çok oluyor.
Artıları daha fazla bunu da görmeyelim mi diyorsunuz?
Cem: Sigara içme yasağı gelince kapalı alanlara sigara içmek için aşağı inmemiz gerekmeye başladı.
Zorlanıyor musunuz bu konuda?
Cem: Evet ama bunun da iyi tarafı var. Sigara içme sayımız azaldı böylece daha az sigara içer olduk. Ama sigara içtiğimiz sürede temiz hava almaya çalışıyoruz. Nasıl oluyorsa sigara içerken temiz hava almak.
Duygu: Dışarıda hava nasıl bilmiyoruz. Sabah gelip akşam 6’da çıkıyoruz. Havadan bihaber olmak durumunda kalıyoruz.
Renan: benim en sevdiğim özelliği de ayakkabılarım daha az kirleniyor olması. Yağmurlu havalarda otoparka giriyorsunuz, dışarı çıkmak zorunda değilsiniz, otoparktan çıkıyorsunuz. Güzel bir özellik.
Aslı hanım, daha önce çalıştığınız işyerleriyle Akmerkez’in bina özelliklerini karşılaştırabilir misiniz?
Aslı: Burası daha temiz her şeyden önce. Temizlik çok önemli. Az önce ayakkabılarımız kirlenmiyor demiştik, o binada gayet çamurlanıyordu yağmur yağdığı zaman.
Binanın çalışma sistemi nasıl?
Çalışma sistemi şöyle; 9-6 buradaki saatler. O saatler içerisinde öğle yemeklerinde aşağısı kalabalık, yemekhane kavramımız yok. Açık büfe pek çok restoran var. Seçeneğimiz çok fazla ama Hürriyet’te böyle değildi. Orada yemekhanemiz vardı, ne yemek çıkıyorsa onu yemek zorundaydık. Dışarıdan yemek söylemek de çok mümkün olmuyordu. O saatler arasında ofise gelmiyordu, yoğunluk oluyordu vs. ama burada her şey elimizin altında. İstediğimizi seçebiliyoruz, hatta bazen kararsız kalıyoruz bu kadar çok seçenek arasında.
Sürekli burada mı geçiriyorsunuz öğle saatlerinizi?
Aslı : Üç gündür buradayım. Üç gündür öğle yemeğimizi burada yiyorum.
Renan: Yazları hava güzelken genelde sahile inmeyi tercih ediyoruz. Dışarıya çıkıyoruz. Yazları çok az burada geçiyor ama kışları daha çok plazanın içerisinde geçiyor.
Duygu: Mevsim geçiş dönemlerinde ilkbaharda çok sıcak olduğu için kimse çıkmıyor dışarı.
Peki buraya sipariş verebiliyor musunuz?
Renan: Yok hayır, yukarı çıkartabiliyorlar. Bu arada Akmerkez yönetimi de çok titiz bir yönetim. Akmerkeze yatırım yapan bir yönetim. Tanışıyoruz zaten görüşüyoruz, ilk olmanın da hassasiyetiyle vizyonel bir yönetime sahip. O açıdan ben çok takdir ediyorum. Tadilatları başladı Akmerkez’in, çok yönlü bir yatırımla yenileniyor fakat bunu kesinlikle müşterilerine yansıtmadan, sadece geceden sabaha kadar çalışarak bitirmeyi planlıyorlar. Ben üniversite 3.sınıftayken açılmıştı. Biz Akmerkez’e büyük bir heyecanla gelirdik, sinemaya gelirdik, hatta buralarda çalışmak üniversitede okuyan öğrenciler için “vay be” dedirtecek bir şeydi.
Yani hayaliniz gerçek oldu.
Renan: Yani evet, tamam hava alamıyoruz ama deniz görüyoruz işte. Dışarıya çıkıyoruz. Ben gayet memnunum. Akmerkez dediğim gibi bir ilk ve başarılı ve o başarısını sürdürüyor. Çok muadilleri açıldı gibi görünse de her açıdan ben başarısını ve adını devam ettireceğine inanıyorum.
Bina içerisinde acil durumlarda deprem, yangın gibi, ne yapacağınızı biliyor musunuz? Bu konuda bilgilendiriyorlar mı sizi?
Duygu: Yangın ve deprem tatbikatı yapıldı. Ne şekilde binayı terk edecekleri, nereden çıkacakları, nereye gideceklerini bütün çalışanlar olarak bize anlatıldı.
Şu anda hepimiz görüyoruz, istanbul’da pek çok plaza yapılıyor, siz bunu neye bağlıyorsunuz?
Renan: Göreceğiz, kiralar maliyetler çok fazla, girenler zor durumda kalıyor. Alım gücü Türkiye’de bir yere kadar, bunun bir kapasitesi olmalı ama bunun nerede duracağını ben öngöremiyorum.
Duygu: Bir yerde doyması gerekiyor çünkü İstanbul’un bir özelliği var, çok yüksek gökdelenleri olmayan kendine has bir şehir. Ben bu yapıyı bozmamaları gerektiğini düşünüyorum.
Renan: Bir de yoluyla alt yapısıyla düşünülerek yapılması gerekiyor. Aksi takdirde Maslak’ın zor durumda kalacağı aşikar. Zaten trafik malum, o düşünülmeden bazı şeylerin yapılması üzücü tabiî ki, çünkü hayatımızı daha da zorlaştırıyor. Dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yaşıyoruz ama keyfini çıkaramıyoruz. Hergün hayat bir eziyet haline geliyor, şehrin kıymetini bilmiyoruz ve üstüne üstlük bozmada bir numarayız. O yüzden üzülüyor insan tabi ki.
Plaza çalışanlarıyla ilgili birkaç soru sormak istiyorum. Belli bir prototip yaratıyor mu plazada çalışmak, ya da tek tip insan yaratmaya yönelik bir empoze var mı ya da kendiliğinden böyle bir yapı ortaya çıkıyor mu?
Aslı: Şirket kurallarıyla bağlantılı bir şey. Şirket sizi yaşam konusunda kısıtlıyorsa o zaman belki kurallar ve koşullar benzeşebilir ama bu noktada bizde çok fazla öyle bir durum yok. Çok rahat giyinebiliyoruz yani bizi birbirimize benzeştirecek bir kural yok. Çok farklı yaşam tarzlarımız var. Çok benzer şeyleri yaşamıyoruz bence. Bir şeyi paylaşıyoruz burada evet. Ortak fikirler, ortak projeler, ortak çalışmalar ama bunun bize karakter olarak, fiziksel olarak çok bir şey kattığını sanmıyorum ben.
Duygu: Dışarı çıkarken hafta sonları ben hiçbir zaman kapalı mekanları tercih etmiyorum. Hep açık havada olayım, haftasonumu açık havada geçireyim istiyorum. Alışveriş merkezine gitmiyorum ben hafta sonları, gideceksem iş çıkışı gidiyorum.
Akmerkez’den alışveriş yapıyor musunuz?
Renan: Hediye için özellikle çok güzel oluyor acil bir hediye almanız gerektiğinde süper. Mağaza seçenekleri de çok güzel. Facebook’ta bir grup var, Akmerkez’de çalışanlar diye. Önceden duymuştum, bugün bir girip bakalım dedik de arkadaşlarla orada da yüz küsür kişi var. Kulelerde çalışan kişiler de bir grup açmışlar. Yani bir aidiyet duygusu var.
Duygu: İnsanlarla asansörlerde karşılaşıyorsunuz, sigara dışarıda içildiği için sigara molasında insanlarla karşılaşıyorsunuz. Mesela ben bugün 12.kattan bir bayanla tanıştım. Hep birbirimizi görüyormuşuz, artık sohbet etmeye başladık. Mesela yarın aynı saatte sigara içmeyi düşünüyoruz. Bizde her katta ayrı bir şirket olduğu için çok farklı insanlarla karşılaşıyorsunuz.
O zaman Aslı Hanım’ın daha önce çalıştığı plaza gibi değil burası. İnsanlar iletişim içerisinde burada anladığım kadarıyla. Bu, buraya özel bir durum olabilir mi?
Aslı: Bizim iletişime açık olmamız olabilir.
Pencerinizden baktığınızda ne hissediyorsunuz? Orada bir yerde olsaydım mı yoksa ne güzel burada çalışıyorum mu diyorsunuz? Ya da buradan bakınca da dünya düz mü?
Renan: Dünya nereden bakarsanız bakın düz, ama ben mutluyum burada. Dediğim gibi İstanbul zaten güzel bir şehir, her gün eziyetine katlansam bile o köprünün üstünden gördüğüm manzara beni çok mutlu kılıyor. O yüzden ben şöyle bakınca içim ferahlıyor. Başka bir yerde olma özlemini hissetmiyorum.
Cem: düz değil bence ama
Bizim projemizi nasıl buldunuz?
Renan: Muammer anlattığında çok enteresan geldi. Çok güzel bir proje, değişik bir proje. Daha çok örnekler olmasını ve okumayı bekliyoruz. Heyecanla gelişmesini bekliyoruz.
Duygu: Ben baktığımda diğer plazalarda çalışan insanlarla benzerliklere bakıyorum. Onlar da böyle yapıyorlarmış diyorum.
Kıyaslıyor musunuz?
Cem: Sık sık karşılaştırma şansımız oluyor.
Renan: Karşılaştırıyoruz, “a burada asansör ne kadar çok bekleniyor, bizde ne kadar az bekleniyor”, “burada kaç tane asansör var” sayıyoruz, otoparkları girişleri çıkışları hep karşılaştırıyoruz. İşimiz gereği gitmediğimiz plaza da yok aslında ama yaşamıyoruz tabi ki. Hepsini hemen hemen ziyaret ettik.
Cem: Hemen ilk girdiğimizde karşılaştırma yapıyoruz.
Biz size çok teşekkür ediyoruz bu keyifli sohbet için.
Biz teşekkür ederiz.
Bir sonraki ropörtaj için sizden ne alacağım?
Renan: Siz benden hem WOMMla ilgili ve hem de kişisel bir hediye alacaksınız. Bir kitap götüreceksiniz bir sonraki görüşme yapacağınız kişiye. Kitap “Yolum Düştü Amerika’ya” isimli, benim 17 yaşında Amerika’ya gittiğimde yazdığım günlüğümün, yazar olan annem Canan Tan tarafından kitaplaştırılması. Annemin başka kitapları da var ama bu benim kalemimden çıktığı için, benim günlüğüm olduğu için, biraz kişisel. Bunu götürdüğünüz insana da iletmenizi istediğimiz mesaj ise WOMM yaratması kitapla ilgili olarak. Beğenip beğenmediğini de iletirse seviniriz tabi ki.
Onun da cevabını blogtan takip edebileceğiz. Çok teşekkür ediyorum tekrar size.
Biz teşekkür ederiz.

Kategorisi: Uncategorized | 1 Yorum »







İŞ KULELERİ, KÜÇÜK ÇAMLICA TEPESİNİN YÜKSEKLİĞİNE YAKLAŞIYOR
Murat, dünyadüzdür.com projesini biliyorsun, ilk olarak Google Türkiye Ofisi’nden Ali Yılmaz Bey ile başladık. Sana gönderdiği hediyeyle başlıyorum. Dr. Evil anahtarlığı.
Bu konuyla ilgili gözlemlerin neler, insanlar çok mu alışveriş yapıyorlar, burada çok mu fazla trafik sorunu oluyor, ekonomi burada çok mu hızlı?
söyleyebilirim bunu. Çok da fazla klasik mesai saatlerine bağlı kaldığını söyleyebileceğim çok fazla grup yok burada. Belli saatlerde gelip belli saatlerde giden bir grup yok. Hayatın sabah sekizlerde başlayıp akşam 22.00′ye kadar devam etti bir nokta burası. Haftanın hafta içi mesai günlerinde hayatın neredeyse hiç durmadığı bir nokta. Burada Amerika ve Japonya gibi yurt dışı ile paralel çalışıp onların mesai saatine uygun çalışmak zorunda olan pek çok firma da var. 24 saat bir yaşam var.













